Hayatın tadı çikolata

Etiketler: , ,
Perşembe, Mart 10, 2011, 14:13
Yazı başlıklarının gönderildiği tarih Beslenme - Sağlık kategori ve 0 Yorum şimdiye kadar.

Kokusuyla mutluluk hormonu endorfini harekete geçiren çikolata, damakta yavaş yavaş erirken  bedene antioksidan dopingi yapıyor. Çikolata kalp sağlığının korunmasında aspirin kadar yararlı

Çikolata duyguları harekete geçirip mutluluk hormonu salgılanmasına neden oluyor. Bu yüzden diyetlerde hep “kilo vermeyi engelleyen” suç unsuru olarak bilinir. Bir parça çikolatayı yavaş yavaş eritip o coşku verici tadı almak, hemen hepimiz için hayatın keyifli yanlarından biri, değil mi? Özellikle kızgın ya da mutsuz olduğumuz zamanlarda, çikolata yemek isteğimiz doruk noktasına ulaşır. Ve biraz çikolata yiyince, kendimizi daha iyi hissederiz.

GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN KAYNAĞI

Bunun nedeni ise içeriğindeki feniletilamin (PEA). Bu madde sinir sistemini uyararak bazı salgıların açığa çıkmasını ve ağrıların dindirilmesini sağlıyor. Bu yanı ile baktığımızda zayıflarken biraz yemenin hiçbir zararı olmaz. Yine bilindiği gibi, çikolata insana mutluluk veriyor. Çünkü çikolata yediğimizde, mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyemiz artıyor ve kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bu durumun sorumlusu ise çikolatadaki şeker ve kakao. Yapım aşamasında kakao yoğrulurken oluşan anandamid, insan beyninde iyimserlik yaratan bir madde. Ayrıca çikolata içindeki triptofan da mutluluk hormonu serotoninin salgılanmasını sağlıyor. Çikolata aynı zamanda endorfin salınımını uyararak acı hissini gidermeye yardımcı olarak rahatlamaya katkıda bulunuyor. Çikolata polifenol diye adlandırılan  ntioksidan bileşim dizileriyle dolu.

BEŞ MEYVEYE EŞDEĞER

Meyve, sebze, şarap, kahve ve çay dapolifenol içeriyor. Ancak çikolata ve kakao hayrete düşürecek kadar çok miktarda polifenol içeriyor. Aynı miktardaki polifenolü ya bir parça sütlü çikolatadan ya da beş porsiyon meyve ve sebzeden alabiliyoruz. Çikolatayla ilgili yapılan araştırmalar; kakaonun içerdiği antioksidanların, kalp ve damar sistemini tablet aspirinin koruduğu gibi koruduğunu, atardamarlara iyi geldiğini ve kan basıncını düşürdüğünü ortaya koyuyor. Kakaosu yoğun olan bitter çikolatanın, şarap, kahve ve yeşil çay gibi güçlü antioksidanlardan biri olduğunu gösteriyor. Sütlü çikolatanın antioksidan etkisi bittere göre daha düşük olmakla beraber, o da sütün faydalarını içerisinde barındırıyor. “Çikolata yerken sağlığımı da düşünmek istiyorum” diyenlerdenseniz; kaliteli çikolata seçimi de çok büyük önem taşıyor.

SUÇLAMALARIN HEPSİNDEN AKLANDI

Çikolatayla ilgili pek çok iddia ortaya atıldı. Ancak bilim şekerin aksine, çikolatanın tam bir sağlık deposu olduğunu gördü.  Günde birkaç bar çikolata yemek bakın hangi hastalıklara iyi geliyor…

Beyinden endorfin salgısını artırarak gevşetici ve ağrı kesici etki gösterir. Migren ağrılarını tetiklemez. Doğal enerji desteği verir. Akne ya da diğer cilt sorunlarına neden olmaz. İçeriğindeki bakır; cilde, damarlara ve dokulara yarar sağlar. Bağışıklık ve üreme sistemi için faydalı olan demir ve çinko açısından zengindir.  Zengin bir kalsiyum kaynağı olan çikolata, güçlü kemiklerin oluşmasını ve dişlerin korunmasını sağlar.  Kakao, magnezyumun en önemli doğal kaynağı. Magnezyum eksikliğinde hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet ve bağlantılı problemler ile adet öncesi gerginlik görülebilir.Yüksek kalitedeki çikolatadaki yağ mar iç yüzeyinde birikme yapmaz ve kolesterol düzeyini yükseltmez.  Kakao, laktoz (Bağırsak sıvısında bulunan ve süt şekeri) enzimi aktivitesini düzenler.

 

Yanıt verebilirsiniz, veya geri izleme yapabilirsiniz.

Yanıt bırak

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.