Kanser hatalı besleneni seviyor

Pazartesi, Şubat 7, 2011, 9:04
Yazı başlıklarının gönderildiği tarih Beslenme - Sağlık kategori ve 0 Yorum şimdiye kadar.

Kanser hastalarında hatalı beslenmenin rolü yüzde 35’ten fazla. Buna hava kirliliği, radyasyon, genetik etkiler ve sigara eklendiğinde hastalık kaçınılmaz oluyor

Kanserin oluşumu çok değişik nedenlere bağlıdır. Kalıtımsal faktörler yanında alkol ve tütün kullanımı alışkanlıkları, çevre kirliliği, cinsiyet, meslek türleri, jeofizik etkenler, çeşitli enfeksiyonlar, ilaçlar, genetik yatkınlık ve beslenme alışkanlıkları hastalığın nedenleri arasında yer alır. Ayrıca, besinlere uygulanan yanlış hazırlama, pişirme ve saklama yöntemleri ile de sağlığa zararlı maddeler oluşabilir. Beslenme, hava kirliliği, radyasyon, sigara, çevre kirliliği, gıda katkı maddeleri ve çeşitli toksinler yaptıkları hasarla gen fonksiyonlarını bozarlar (mutasyon) ve hücreler aşırı şekilde ürerler. Hücrelerin aşırı şekilde üremesini dizginleyen genler ise aktiviteleri azaldığı ya da bu aşırılıklarla baş edemediği için kanser oluşur.

DNA ENZİMLERİ YETERSİZ OLABİLİR

Diyetteki mutajenik ya da kanserojen ajanlar DNA’ya bağlanarak onu hasara uğratırlar. Hasar kritik bir düzeye ulaşınca normal hücreler kanserli hücreler haline dönüşür. DNA onarım enzimleri ve diğer gen koruyucu mekanizmalar 24 saat içinde hasarın yüzde 90’ını temizler. Eğer DNA onarım enzimleri yoksa ya da yetersiz çalışıyorlarsa bu mutasyonlar hızla kansere yol açarlar.

SAĞLIKLI GIDALARLA GENLERİN KORUNMASI MÜMKÜN

 Hücrelerin DNA onarım kapasiteleri sınırlıdır. Bu nedenle gen koruyucu mekanizmalar son derece önemlidir. Genlerin korunması büyük ölçüde beslenme ile sağlanabilir. Tüketilen besinlerin kalite ve miktarları yeni oluşan hücreler için çok büyük önem taşımaktadır. Beslenme hatalarının kanser oluşumuna etkisi yapılan araştırmalarda  yüzde 35 olarak bulunmuştur. Beslenmenin kanser riski açısından önemli bir etken olduğu fikri yeni değildir. Yong-He Yan 1270’te  kötü beslenmenin özefagus kanserine neden olacağını Wisemen ise 1676’da kanserin ‘’beslenmedeki bir hatadan” kaynaklandığını söylemiştir.

RİSKİ DÜŞÜREN GIDALAR VAR

Laboratuvar denemeler ve klinik bulgularla desteklenen epidemiyolojik çalışmalar; diyet ve kanser arasındaki ilişkiyi belirlemekte ve diyet-kanser hipotezini geliştirmek amacıyla yapılacak klinik denemelere temel oluşturmaktadır. Yapılan çalışmalar; meyve, sebze, tam tahıllar, diyet lifi, bazı mikro besin öğeleri, yağlar (omega-3 yağ asitleri) ve fiziksel aktivite ile kanser riski arasında negatif bir ilişki olduğunu göstermiştir. Aşırı yağ alımı, şişmanlık, beden kitle indeksi, besin hazırlama yöntemleri (tuzlama, tütsüleme, tursu, yüksek sıcaklıklarda pişirme ile kanser arasında pozitif ilişki olduğunu göstermiştir.

Yanıt verebilirsiniz, veya geri izleme yapabilirsiniz.

Yanıt bırak

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.