Kavga tuzaklarına düşmeyin!

Pazar, Aralık 20, 2009, 23:16
Yazı başlıklarının gönderildiği tarih Aşk kategori ve 0 Yorum şimdiye kadar.

Kavga tuzaklarına düşmeyin!
Bazı çiftler kavga etmek istediklerinin bilincinde değildirler. Kavga etmekten çok rahatsız olsalar da, kavga edememe düşüncesi onları daha çok rahatsız eder.
Örneklersek, kronikleşmiş kavga, eşlerin ikisi ya da biri için çok korkutucu olabilecek başka duyguları önleyebilir. Kavgaya saplanıp kalmaya psikologlar, “kavga alışkanlığı” diyorlar. Her bağımlılıkta olduğu gibi, bu alışkanlıktan kurtulmaya çalışırken kendinizi önce kötü hissedebilirsiniz.

Peki kavga etmeyi alışkanlık haline getirdiğinizi nasıl anlarsınız? Ne kadar kavga sevdiğinize bir bakalım.

Kavga düşkünü müsünüz?

Kavga çıkaracak şeyleri gizlice araştırırım. D/Y

Kavga ortamında kendimi çok rahat hissederim. D/Y

Kavga ederken karşımdakini kızdıracağını bildiğim şeyleri söylerim ve yaparım. D/Y

Kocamın yanıma yaklaşmasına izin vermem; bana zarar vereceğinden korkarım. D/Y

Çocukluğumda annemle babam sürekli kavga ederlerdi. D/Y

İlişkimizin başladığı andan beri kavga ediyoruz. D/Y

Yukarıdaki tümcelerin bir tekine bile doğru diyorsanız; Kavga düşkünü bir kişisiniz demektir. Denetiminizden çıkmış kavgaya, her zaman bilinçaltındaki eşten uzaklaşma ihtiyacı neden olmaz. Çatışmaya, çözme becerilerinin bilinmemesi de bir neden olabilir. Bu beceriler yoksa kavga; ürkerek kaçan bir ata benzer. Kaçıp giden atı geri döndürmek zordur.

Dahası da var, tek bir kavgaya neden olan şey, evlilik boyunca yapılan tüm kavgaların da nedeni olabilir. Çözülmemiş çatışmalar, kronik hastalık gibidir. Tedavi edilmeyen bir hastalık çoğu kez kötüye gider; ne var ki, hastalığı başlangıcında yakalarsanız ve doğru tedaviyi uygularsanız, sorunu yok edebilirsiniz. Hastalığın belirtilerini görmezseniz, evliliğiniz bitebilir. Evliliği iyileştirmek ve denetimini ele geçirmek için, atılacak ilk adım, kavganın şiddetini belirlemektir.

Kavgalarınızın şiddetini Richter ölçeğine göre değerlendirin

Aşamalar ölçekteki üç ana derecelidir ve üçüncüsü en ileri ve en tehlikeli olanıdır.

1-Kırık Plak

Kavganın denetimden çıktığını gösteren ilk belirti “Benim Kırık Plağım” adını verdiğimiz ya da teknik olarak “Çatışmanın Değişmezliği” denilen şeydir. Aynı olayları sürekli olarak tartışma konusu yapıyor musunuz? Ne kadar önemsiz görünürse görünsün, aynı konular nedeniyle kavga ediyorsanız, başınız büyük dertte demektir.

2-Kocanın içe kapanması

Hep aynı konuda tartışırken, ikinci aşama ortaya çıkar. Siz konuyu açıp kavgaya başladığınız zaman, eşinizin ensesindeki tüyler ilk sözcüğünüzle havaya kalkar. Bu aşamada erkek, daha tartışma başlarken duygusal ve fiziksel olarak kaçışa hazırdır.

Eşin içe kapanmasının belirtileri, şöyle sıralanabilir:

– Siz, canınızı sıkan bir konuyu eşinizle konuşmaya çabalarken; o, yüzünde anlamsız bir ifadeyle boşluğa bakar.
– Siz konuşmaya çalışırken, gözlerini sizden kaçırır.
– Suratını asar, sessizleşir ve sizi dinlemez.
– Kendini savunur, mazeretler bulur, suçlamaları kabul etmez. Ya da tanıştığınız ilk günden beri yaptığınız tüm yanlışları söyleyerek sizi suçlar.
– Odadan ya da evden çıkar gider.
– Ya zamanın çoğunu evin dışında geçirir, ya çalışma odasına saklanır, ya da saatlerce oturup televizyon izleyerek ortalarda görünmez.

Eğer kocanızın yukarıdaki belirtilerden birine uygun davrandığını fark ederseniz, İstek- İçe Kapanma/ Olumsuz Tırmanma Döngüsünün içine kısılmışsınız demektir.

3- Acı son

Bu aşamada, kavga etmekten yorgun düşer ve teslim olursunuz. Eşinizden psikolojik olarak uzaklaşmakta olduğunuz için, sorun oluşturan konuları dile getirmekten vazgeçersiniz. Geleceğiniz ile ilgili, ama içinde eşinizin bulunmadığı planlar yapar ya da yeni bir aşk ilişkisinin hayalini kurarsınız. Bu düşünceler, sevdiğiniz kişinin ölümünü kabullenmek gibi bir şeydir. Sevdiğinizi kaybettiğinizde önce öfke duyarsınız, ardından ilgisizlik gelir, sonunda da onu kaybettiğinize ve ondan ayrılmanın size acı vermeyeceğine kendinizi inandırmaya çalışırsınız.

Siz de üçüncü aşamada olduğunuzu hissediyorsanız, umutsuzluğa kapılmayın. Evliliğinizi soğuk savaşa çeviren çatışmaları çözmek için öncelikle yüreğiniz yumuşamalı. Kavga tuzakları, evliliğinizde alışkanlık olmuşsa, onları görmeden sürdürebilirsiniz. Ama evliliğinizde mutluluğu ve huzuru yakalamak istiyorsanız, eşinizle birlikte düştüğünüz Kavga Tuzaklarını belirlemeniz akıllıca bir yöntem olacaktır.

Toplumlarda en sık rastlanan “Kavga Tuzakları” şunlardır:

Karşı suçlama: Sorunlu evliliklerde çiftler birbirlerini pek dinlemezler ve birbirlerini suçlama fırsatını hiç kaçırmazlar.

Sözle saldırı: Karşıdaki kişinin kendini savunmasına ve saldırıya geçmesine neden olur.

Sayı tutma: Çiftler zedelenmiş egolarını onarmak için, sayı tutma kapanına kısılırlar. “Çoraplarımı iç içe koyup top gibi yapma, dümdüz katla diye sana beşinci kere söylemiştim.”

Kazananlar/ kaybedenler: Olayları, tartışmaları sürekli kazanan- kaybeden durumuna getirmek…

Ben haklıyım/Sen haksızsın: Sürekli karşıdakini haksız çıkarmak…

Kişilik öldürme: Ad takma, hakaret etme, aşağılayıcı davranmak…

Genelleştirme: “Artık beni hiç yemeğe götürmüyorsun.” “Sürekli başımın etini yiyorsun”

Karşılıklı kirli çamaşırları ortaya dökme: Tartışma sırasında eşlerin canını sıkan herşeyi ortaya atma.

Ateşe körükle gitme: Eşler bu tuzağa düşünce, eşlerini kızdıracak en kışkırtıcı sözler söylerler.

Belden aşağı vurma: Kavga Tuzağında konuyla ilgisi olmayan bilgiyi eşine karşı kullanma…

Eski öyküler: Eşlerden birinin, ötekinin eskiden söylediği bir sözü gündeme getirmesi…

Patlama: Öfkeden çıldırmış kişiler denetimini kaybedip bağırır, çağırır, ağzına geleni söyler bazen de fiziksel saldırıda bulunur.

Taraftar toplamak: Aile içinden ve dışından kişileri, taraf tutmaya zorlamak.

– Gizli savaş
– Karşıdakini suçlu hissettirme
– Sessizlik ile cezalandırmak
– Eşinin isteklerine yanıt vermeme
– Sessiz sabotaj
– “Ben sana söylemiştim” ile başlayan cümleler.
– Eşini gerçekten onaylamadığı halde, onaylama tümceleri kullanarak alay etmek.
– Eşine en korunmasız anında saldırmak için pusuda beklemek.
– Dolaylı yollardan alay
– Özellikle kadınlar kızgınlıklarını; dır dır etme, sızlanma, yakınma gibi davranışlarla ifade ederler.

www.kadinhayat.com / Aysun Özpolat

Yanıt verebilirsiniz, veya geri izleme yapabilirsiniz.

Yanıt bırak

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.